Devrimci Politika’ ya Başlarken…

Devrimci Politika Dergisi; emperyalist kapitalizmin büyük kriz sancıları yaşadığı, faşist iktidarların yükseldiği ve karşısında yeryüzünün hemen her yerinden isyan seslerinin geldiği günlerde yayın hayatına başlıyor.  Krizler ve savaşlar sarmalından yükselen isyanının, direnişin pusulasında yol alan Devrimci Politika; ezilenlerin, on binlerce yıldır süregelen direniş geleneğinin mirasıyla bugün arasında köprü kurma, devrimci eylemin analizini oluşturma misyonunu sırtlayarak okuyucularına merhaba diyor…

Devrimci Politika, yayın startını yeni vermiş olsa da geçmişin devrimci tarihselliğini bünyesinde barındırıyor. Emperyalizmin yapısal krizlerinin, devrimci kırılmaların, toplumsal hareketlerin dinamiğinde gelişen güncel fay hatlarından hareketle; Marksist Leninist ideoloji esaslı analizi ve eylem kılavuzluğunu esas alıyor. Tarihselliği, güncel analiz ve devrimci görevleri işaret ederek bütünleştirmenin önümüzde duran devrimci görev olduğunun bilinciyle yola çıkarken; evrensel gelişmeleri, dünya emperyalist konjonktürünü, bölge gelişmelerini ve bugün sokağa dinamizm veren sınıf eylemlerini, kadın direnişini ve birleşik devrimci mücadeleyi komünar tarifiyle harmanlamayı hedefliyor. Devrimci pratiğin dünya ve yerel mirasına tümüyle sahip çıkarak, bu mirası ileri taşıma görevini üstleniyor.  Sırtlandığımız tarihsel misyon, bugünün gelişmelerini değerlendirme ve çözümlemeyi diyalektik bir bütünlükle sürdürmeyi zorunlu kılarken aynı zamanda buna uygun eylemi icra etme ve sürdürme görevini de beraberinde taşıyor.

‘Marksizm günceldir, canlıdır!’

Mevcut durum emperyalist politikalarına karşı özellikle son dönemde dünyanın çeşitli bölgelerinde yükselen devrimci potansiyeli, devrimci teori ışığında ele almayı zaruri hale getirdi.  Ortaya çıkan devrimci potansiyelin güçlü bir biçimde değerlendirilmesi ancak gelişmelerin Marksist Leninist ideolojiyle yorumlanmasıyla mümkün. Bugünü anlamak için düne, dünü doğru analiz etmek, değerlendirmek için bugüne bakmak gerekir. Devrimci Politika bu açıdan Marksizmi ve onu ete kemiğe büründüren Leninizmi kendisine zemin olarak koyuyor. Bu aynı zamanda gelişmelerinin gerçek niteliğinin bu zeminde ele alınmasıyla açığa çıkacağına yönelik çağrı niteliği taşıyor.

Bu açıdan özellikle yaşadığımız nesnel durumun getirdiği arayışlara, sorunlara ısrarla Marksizmin ışığında ve kılavuzluğunda cevap bulma olanağını ve ihtiyacını görmek gerekiyor. Emperyal kapitalizm yaşadığı derin kriz sürecinden çıkışı kendi konumunu hakimleştirme ve hakimiyetini perçinleştirmeye yönelik yeni bir süreci inşa etme çabasında. Emperyalizmin hegomanik olarak baskınlaşan saldırılarına karşı sınıf mücadelesi yükseliyor. Yükselen sınıf mücadelesi bayrağı, bugün yeryüzünün her yerinden yükselirken sınıf mücadelesi kendine yeni mevziler arıyor. Güncel olarak dünyanın her yerinde kendini hissettiren küresel krizle billurlaşan emperyal saldırgan strateji karşısında sınıf mücadelesi yeryüzü coğrafyasının her yerinde dolaşıyor. İşçi, emekçi ve ezilenlerin mücadelesini yeni düzenlemelerle atomize etme, dünya ekonomik krizinin tüm yükünü proleterya ve ezilenler sırtına yükleyerek, krizi uluslararası burjuvazinin çıkarlarına uygun aşmayı hedefleyen kapitalizme karşı yükselen isyan sesleri egemenlerin tarihini tersine çeviriyor. Kapitalizmin restorasyonunu ekonomik, politik versiyonlarla inşa etmek isteyenlere karşın sınıf mücadelesi yeniden gündemin merkezine oturarak, kabuğu kırıyor.

Dünya çapında yaşanan toplumsal mücadelelerin yıllar sonra hissedilir derecede artışı; işçi grevleri, kadın LGBTİ+ isyanları, halk mücadeleleri olarak yansıdı. Yeni sürecin kıpırdanmaları, dönemin ezilenlerin lehine değişmeye müsait doneler verdiğini gösterdi. Salgınla birlikte ekonomik ve siyasal krizlerin tüm ağırlığıyla kendini ortaya koymasına karşı ezilenlerin sokakları doldurması, grevlerin gelişmesi, ulusal mücadelelerin yükselmesine eşlik etti. Grevler, sokak barikatları, siyahilerin, kadın ve LGBTİ+ların, Kürtlerin isyanı ezilenlerin direniş geleneğinden süzülüp devrimci dinamizmin güçlü örnekleri oldu.

Bu gelişmeler aynı zamanda dünya çapında sosyalistler için yeni tartışmaları hararetlendirdi. Sovyetlerin çöküşü sonrası devrim iddiasını silikleştirme çabası bu tartışmalarda yeniden boy gösterdi. Krizlere, devrimci isyanlara, halkların, kadınların ve işçi sınıfının devrimci kabarışlarına sistem içi çözüm arayışları yükseldi. Liberalizmi benimsemiş hastalıklı sol akım emperyalizmin krizinden kendi kendine yıkımını yüksek sesle söylemeye, teorize etmeye başladı.

Geçmiş devrimci süreçleri yadsıyarak analizler yapan liberal sol akımların savaş, işçi direnişleri, yoksulluk, kriz, devrimci çıkış ve ittifak tezleri yeni döneme revize edilerek yeniden gündemleşti. Halkların ve ezilenlerin isyanları, karşı çıkışları ve arayışları düzen içine çekilmeye çalışıldı.

“Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz.” Lenin

Bugün yeni bir sürecin arifesindeyiz. Emperyalizmin yeniden yapılanma aşamasında, Türkiye de büyük değişimlere, isyanlara gebe. Küresel düzeyde yaşanan isyanlar bize bir şey işaret ediyor; çıkışlar aranıyor. Bahsettiğimiz liberal akımların bu çıkış arayışlarına cevap olması mümkünlüğünü yitirdi. Bu çıkış ancak Marksist Leninist perspektifle oluşabilir. Dergimiz bu açıdan güçlü bir eylem kılavuzu olma iddiası taşıyor. Bu süreçte yapacağımız teorik atılımının bu dergi nezdinde işçi sınıfı, kadınlar, gençler ve direnenlere cevaplar üretmesini hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki; sınıf hareketine ve toplumsal dinamizme ışık tutan Marksist Leninist teori akademik bir çalışma değil aksine geçmişin analiziyle ders çıkararak bugünü ve yarını okuma ve eyleme geçme pratiğidir. Bu zengin pratiğin dışında ele alınan teorilerin, akımların miadı çoktan doldu. Bu açıdan elinde tuttuğunuz dergi eylemle iç içe geçmiş bir pratik teori ürünüdür. Militan eylemin, militan teorisidir.

Aksi halde eylemden uzak tüm Marksist ve devrimci yazınların bir kâğıt yığını olduğu kanısındayız. Aynı zamanda Leninci Marksizmin vazgeçilmezi olan çarpıtılmış teorileriyle, liberal, reformist akım ve akıllarla tartışma gereğini ve devrimci teoriyi geliştirme çabasını görev biliyoruz. Emperyal kapitalizmin, faşizmin tesirinden uzak fikirlerimiz ve eylemimizle, sistemin dişleri arasından ezilmiş, çürümüş, yabancılaşmış akımlarla keskin bir biçimde ayrışıyoruz. İşi sadece yazmak olan, Marksizmi özünden kopararak sadece onu teorize etmeye, analiz yöntemine dönüştürmeye çalışanları karşımıza alıyoruz. Devrimci teoriye içkin mağdur söylencesini geçemeyen teorizasyonun, devrimci teoriyi sağa çekme çabasının yarattığı enkazına karşı yükselen bir işaret fişeği olmaya adayız.

Emperyalizmin savaşlar çağında, ona karşı yürütülecek devrimci savaşın bir parçasının ideolojik savaş olduğunun bilinciyle korkusuzca emperyalizm, kapitalizm ve patriyarkayla savaşa giriyoruz.

Bu nedenle yayın hayatımıza başlarken militan bir teorinin ihtiyacını görüyor ve Marksizmin dünyayı kavrama ve onu değiştirme çabasını zorunlu bir görev olarak ele alıyoruz. Özellikle son zamanlarda yeniden gündeme gelen komünizm ve enternasyonalizm tartışmalarında görece hegomanya kurmaya çalışan liberal düşünce akımlarına, post- modernizm, post- marksizm gibi yaklaşımların karşısına devrimci çıkışı örgütleme iddiasıyla Devrimci Politika’ yı koyuyoruz. 

Özetle şimdi elinizde bulunan bu derginin kökleri çok derinlerde. İlk sayımız devrimci teorinin, devrimci eylemle iç içeliğini geliştirme çabasıyla birlikte yol yürüme adına ilk adımı atıyor. Yaşamın her yerinde karşılığını bulan bir süreklilik ve mirasla günümüzü yorumlama, çözümleme ve devrimci zeminleri inşayı hedefliyor.  Yüzyıllardır süren mücadelenin deneyimlerinden dersler çıkararak fikirlerimiz, iddialarımızı sürdürüyoruz. Yazdıklarımız Gezi Barikatları’ndan, savaş ve direniş meydanlarından yükselen sesimizin yansımasıdır.

Kalemlerimizden çıkanlar kavganın içerisinden yazılmış gerçeklerdir. Sadece gerçeğin devrimci olduğunu ileri süren Marksizmin devamlılığıdır. Kalemlerimizden çıkanlar; Orhan Yılmazkaya’nın, Aziz Güler’in, Göze Altunöz’ün, Ulaş Bayraktaroğlu ve Gökhan Taşyakan’ın eylemleriyle şekillenen devrimci ideolojinin ürünleridir.

Yeni sayıda tekrar buluşmak üzere…